Eğitim Felsefesi Nedir?

Eğitim Felsefesi Nedir?

izmiregitimkurumlari - 22 Eylül 2021 Çarşamba

Eğitim felsefesi, bireylere sunulan eğitimin birey açısından da toplum açısından da yararlı olmasını amaçlayan bir düşünce biçimidir. Bu fikir akımını savunan kişilerin büyük ölçüde realizm ve pragmatizm düşüncelerinden etkilendiği görülmektedir.

Eğitim Felsefesinin 4 Temel İlkesi

Eğitim felsefesi 4 farklı temel ilkeyi esas almaktadır. Bunlar:

  • Prennializm (daimicilik)
  • Yeniden kurmacılık
  • İlerlemecilik
  • Esasicilik şeklindedir.

Eğitim felsefesinin içerisinde tüm derslerin değerlendirmesi bulunmaktadır. Öğretmenlerin ve eğitim kurumunun çok iyi biçimde eğitim verebilmesi için bazı kuramlara sahiptir.

En önemli temsilcisi aynı zamanda Süreç Felsefesi’nin de kurucusu olan İngiliz Alfred North Whitehead isimli düşünürdür. Kendisi ünlü eseri ‘Eğitimin Amaçları: Eğitimde Reform Çağrısıdır’ adlı eserinde eğitim hakkındaki düşüncelerini açıklamıştır.

Kitabın içeriğine bakıldığında Whitehead’in İngilitere’deki dönemin eğitim sistemini eleştirdiği görülmektedir.

Bu felsefenin diğer önemli temsilcileri ve eserleri ise:

Barry Sanders ‘’Öksüzün A’sı’’

Bertrand Russell ‘’Sorgulayan Denemeler’’ ‘’Bilimsel Bakış’’

Nel Noddings  ‘’Eğitim Felsefesi’’

Prennializm (Daimicilik)

Eğitim felsefesinde evrensel olarak kabul edilen ilkeler ön plana çıkarılmaktadır. Daimicilik ilkesi sözel derslere öncelik veren bir yapıya sahiptir. Örnek olarak bunlar dil bilgisi, felsefe, tarih, edebiyat gibi derslerdir.

Bu akımın destekçisi olan eğitimciler ve filozoflar öğrencilerin sadece akademik bilgi almamasını, bundan da önce hayata hazırlanmalarını doğru bulduklarını dile getirmektedir.

Öğrenci bu akıma göre ilk olarak sosyal yaşamı için gerekli olan beceriler, iş hayatında işine yarayacak bilgiler almalıdır.

Yeniden Kurmacılık

Bu akımın benimsediği eğitim sistemleri genel olarak Batılı ülkelerin okullarında gözlemlenmektedir. Yeniliklere açık ve modern bir yapısı vardır. Öğrencilerin ezbere dayalı öğrenmesini reddeder ve eğlenerek öğrenmeleri gerektiğini savunur.

Eğer müfredatta yer alan bir konudan öğrenciler olumlu etkilenmiyorsa ve bu onlara bir şey kazandırmıyorsa o halde müfredattan çıkarılır.

Teknolojinin imkanlarından faydalanılır. Deneysel, yaparak yaşayarak öğrenme teknikleri ağırlıklı olarak kullanılır.

Grup çalışmaları ve bireysel çalışmalar uygun şekilde ayarlanır. Öğrencinin durumlara sorgulayıcı ve araştırmacı yaklaşması beklenir.

Bu eğitim tekniği 1950’li yıllarında İngiltere, Fransa ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinde uygulanmaya başlanmıştır. Bu sayede daha bilinçli bireyler yetiştirmeyi hedefleyen bu ülkeler toplumsal sorunlarının analitik düşünen, sorgulayan, çözüm arayan, akılcı bireyler sayesinde çözüme ulaştırarak daha da gelişeceklerini düşünmektedirler.

Bu akımın büyük ölçüde varoluşçuluk ve realizmden etkilendiği görülmektedir.

İlerlemecilik

İlerlemecilik akımında eğitimin sürekli olarak toplumsal düzene ve döneminin şartlarına göre değişmesi gerektiği düşünülmektedir.

Büyük ölçüde bu akımın etkilendiği sözlerden birinin Heraklietos’un sözü olan ‘Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir’ olduğunu söylemek mümkündür.

Bu akımda klasik eğitim anlayışı ve mutlak doğru gibi kavramlara kesinlikle yer yoktur. Bu bakımdan bu akımdan esasicilik akımının tam olarak zıddı şeklinde söz etmek mümkündür.

Ana ilkesi faydacılık yani pragmatizmdir. Öğretme tekniği olarak bu akımda sıklıkla deneme yanılma ve deneysel teknikler kullanılır.

Esasicilik

Esasicilik akımını destekçileri, eğitimin başarılı bir şekilde uygulanabilmesi ve çocukların bundan faydalanabilmesi için bazı esasların yerine getirilmesi gerektiğini düşünmektedir.

Bu akım klasik eğitim metotlarının uygulanması gerektiğini savunan ve yenilikçi olmaktan ziyade normatif bir yapısı olan bir akımdır.

Öğrencilerin ezber yapması, tekrarlar yapması ve bilgiyi olduğu gibi alıp özümsemesi beklenmektedir.

Ana dersler; matematik, tarih, biyoloji, kimya ve fiziktir.

Esasicilikte ana amaç öğrencileri sonuca ulaştırmaktır. Öğrencilerin okuma yazma öğrenmesi en temel hedeftir. Öğrenciden disiplinli olmasını ve kurallara uygun şekilde hareket etmesini bekler.

Pek çok ülkede tercih edilmese de ülkemizde halen daha bu eğitim akımına oldukça yakın bir sistem benimsenmiş durumdadır.