Sınav Odaklı Eğitim Sistemi

Sınav Odaklı Eğitim Sistemi

izmiregitimkurumlari - 2 Kasım 2021 Salı

Çocuklar üzerinde kaygıya ve yarış haline sebebiyet veren sınav odaklı eğitim sistemi ülkemizde uygulanan ancak pek çok gelişmiş ülkede ortadan kaldırılmış bir eğitim modelidir. Bu eğitim modelinde çocuklar sürekli olarak yapılan okul sınavlarına ve üniversite programlarına girebilmek için yapılan daha kapsamlı sınavlara hazırlandırılır.

Çocukların genel özellikleri, birey olmalarına dair özellikleri ve düşünceleri arka plana atılmıştır. Bu eğitim sisteminde toplumcu bir yaklaşım benimsenmektedir. Her birey aynı süre zarfı içerisinde aynı tipteki sorulara hazırlandırılır.

Önemli olan çocukların aldıkları skordur. Bu sayede elde edilen puan ve sıralamaya göre yüksek öğretime geçecekleri bölümleri seçeceklerdir. İstediği bölümü seçme özgürlüğüne sahip olabilmek için çocukların ilgi alanları olmayan konularda dahi bilgi edinmeleri gerekebilmektedir.

Diğer pek çok eğitim modeline göre biraz daha katı ve kuralcı olduğunu söylemek mümkündür. Çocuklar bu tür eğitim süreçlerinde ciddi anlamda baskı ve stres altında hissederler.

Sınav Odaklı Eğitim Sistemi Zararları

Sınav odaklı eğitim sistemi ile ilgili çocukların çok zarar gördükleri ve yıprandıkları bilinmektedir. Bununla ilgili olarak çok sayıda çalışma yapılmış durumdadır. Ülkemizden bu eğitim sisteminin kaldırılması gerektiğini savunan pek çok bilim insanı bulunmaktadır.

Gelişmiş ülkelerde yapılan sınavlar sadece çocukların yeteneklerine ve ilgi alanlarına göre ilgili birimlere yönlendirilerek olmaları gereken yeri keşfetmelerine odaklanmaktadır. Bu da meslek seçimlerinde sevdikleri işi seçmelerine yardımcı olan bir sistemdir.

Bu sayede bireylerin yaptıkları seçimler doğrultusunda daha mutlu bir toplum ve daha çok kalkınan bir toplum olmalarını sağlamaktadır.

Ancak ülkemizde çocuklar hem eğitim ortamı hem aile ortamı tarafından sürekli olarak baskı altındadır. Toplum tarafından sadece birkaç üniversite bölümü öğrencileri zeki ve akıllı olarak nitelendirilip bu kişilere saygı duyulmaktadır. Bunun dışında kendi alanında istediği, sevdiği bölümde olan bir öğrenci ne yazık ki başarısız sayılmaktadır.

Ancak kendi benliğini keşfetmiş, olmak istediği yerde olan ve yeteneklerini kullanan herkes zeki ve başarılı olabilir. Akademik başarı ile zekanın tek ilgisi öğrenme hızında ortaya çıkmaktadır. Kişilerin ilgi duymadıkları alanda başarılı olmalarına zorlanmaları kendi benliklerine ve yaratıcılıklarına zarar verecektir.